Ne Gerekçe Yazsalar, Mazbata Gaspına Kılıf Bulamazlar!
reklam
15 Mayıs 2019
Ne Gerekçe Yazsalar, Mazbata Gaspına Kılıf Bulamazlar!

Ne Gerekçe Yazsalar, Mazbata Gaspına Kılıf Bulamazlar!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, ülke gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken, düzenlenen basın toplantısı nedeniyle kameraların karşısına geçen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Bugün, Kurulumuzun gündeminde 2 tane önemli konu vardı. Bir tanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gasp edilen mazbatası ve 23 Haziran seçimiyle ilgili değerlendirmeler. 2’ncisi de ekonomik krizin ve süren seçim belirsizliğinin, vatandaşlarımıza çıkartmış olduğu fatura. İzin verirseniz sözlerime, hafta sonunda Tunceli’de hain terör örgütüyle mücadelede şehit olan Mehmetçiğimize Allah’tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı, milletimize de sabır dileyerek başlamak istiyorum. Bu saldırıların önlenmesini ve teröre gereken cevabın verilmesini her zaman olduğu gibi iktidardan mutlaka bekliyoruz.” dedi.

SALDIRI SENARYOSU TEK ADRESTE YAZILMIŞ

CHP Parti Sözcüsü Öztrak, “Türkiye seçim atmosferinden bir türlü kurtulamazken, terörün zembereği yeniden boşalmaya başladı. Adeta karanlık bir el düğmeye bastı ve ardı ardına gelmeye başlayan şehit haberleriyle acıya boğuluyoruz. Bu yetmezmiş gibi; ülkemizde bir süredir, bir merkezden planlanarak yönetildiğini düşündüğümüz, mevcut iktidara muhalefet edenleri susturmaya yönelik bir linç kampanyasının başladığı da dikkati çekiyor. Sayın Meral Akşener’in evinin önüne gece yarısı bir takım kendini bilmezlerin yığılması; Sayın Genel Başkan’ımızın mülki ve askerî erkânın katıldığı bir şehit cenazesinde, ülkenin başkentinde linç edilmek istenmesi; yine birkaç gün önce bu ülkenin başkentinde muhalif kimliğiyle bilinen Sayın Yavuz Selim Demirağ’a, evinin önünde sopalı bir güruh tarafından linç girişiminde bulunulması ve acımasızca kendisinin darp edilmesi… Burada hepinizin huzurunda Sayın Demirağ’a yönelik bu alçakça saldırıyı bir kez daha lanetliyoruz. Sayın Genel Başkan’ımıza saldıranların serbest bırakıldığı gibi Sayın Demirağ’a saldıranların da kısa bir sürede serbest bırakılmasını bir kenara not ettik. Kısa sürede serbest bırakılmaları, bu saldırganların himaye edildiğini de açıkça gösteriyor. Yine benim memleketim olan Tekirdağ’ın Süleymanpaşa İlçesi’nde bir linç girişimi var ve darp girişimi var. Ekrem İmamoğlu’nun kampanyasına bağış yaptığını açıklayan genç bir kadın, dün sabah bıçaklanıyor. Memlekette linç sıradanlaşırken, AK Parti’nin Genel Başkanı tarafından atanan, ülkenin güvenliğinin emanet edildiği İçişleri Bakanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri için oradan oraya gezip duruyor ve kutuplaştırıcı söylemine de devam ediyor. Yine aynı İçişleri Bakanı, seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının gaspıyla ilgili olarak bu olaya kılıf dikmeye çalışıyor. Memleketin başkentinin sokakları ise sahipsiz… Nedense, yeri ve zamanı gelince bu ülkenin başkentinde devlet birden bire ortadan yok oluveriyor. Bu saldırıların senaryosunun tek bir adreste yazıldığına şüphemiz yoktur. Muhalefete gözdağı vermeye yönelik bu saldırılara pabuç bırakmayacağımızı da burada bir kere daha açıklamak istiyorum. Terörü ve şiddeti siyasi menfaatleri için araç olarak görenleri ve kullananları bir kez daha lanetliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz yılmadan demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkeye hak ettiği huzuru, kardeşliği ve bereketi getirmek için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.

MAZBATA GASPINA KILIF BULAMAZLAR

Öztrak, “İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasının gasp edildiği 6 Mayıs Sandık Darbesi’nin üzerinden, tam 1 hafta geçti. Ama bu darbeye aracı olanlar, daha hala gerekçeli kararlarını yazamadılar. YSK’nın 7 üyesi başka mahfillerde hazırlanan ve bir kısmı da kamuoyuna açıklanan gerekçeleri, yani itirazın kabulü ve seçim iptali gerekçelerini kaleme alma işini yavaştan alıyorlar. YSK, iktidardaki darbe mahfillerine yeni senaryolar yazabilmeleri için zaman ve zemin kazandırmaya çalıştığı anlaşılıyor. Ekrem İmamoğlu’nun gasp edilen mazbatasına, hukuki kılıf bulmaları mümkün değil. YSK’nın geçmiş içtihadı, kararları ve uygulamaları ortada. İşte Bursa Mustafakemalpaşa İlçesi’ndeki kararları, Erzurum Pasinler İlçesi’ndeki kararları… Bütün bu kararlar, bu seçim sürecinde vermiş olduğu kararlar. Eski de değil yani. Tüm bunları yok sayarak, İstanbul’da sandık kurullarına yapılan itirazları kabul eden ve duruma özel bir karar vermiş olan YSK’nın hukuki değil, siyasi bir karar vermiş olduğu artık gün gibi ortada. YSK, kısa kararında ‘bazı sandık kurul başkanlarının memur olmamasının, seçim sonucunu etkilemeye müessir olduğunu’ söyleyerek seçimi iptal ettiğini açıkladı. Ama bu sandık kurulu başkanlarının memur olmamasının seçim sonucuna nasıl tesir ettiğini söylemedi. Sandıkların başkanlarında ve üyelerinde bir hata yapıldıysa aynı sandıklardan çıkan İlçe Belediye Başkanlığı, Belediye Meclis Üyeliği ve Muhtarlık seçimlerinin neden yenilenmediğini kamuoyuna bir türlü açıklamıyorlar. Bekliyoruz bakalım, müracaat ettik kararlarını bekliyoruz.” dedi.

OY ÇALAMAYINCA MAZBATAYI GASP ETTİLER

Yaptığı açıklamalara devam eden Öztrak, “Diğer taraftan, kısa kararda görmediğimiz bir takım iddiaları, AK Parti’nin hazırladığı dokümanlarda ve genel başkanlarının ve diğer yetkililerinin iftar masalarında attıkları nutuklarda izlemeye başladık. Bu iddiaların en başında 123 sandıkta, hem oy sayım cetvellerinde, hem de sandık kurullarında usulsüzlükler yapıldığı, 42 bin oyun şaibeli hale geldiği iddiası var. Bunu dillendirenler; bu sandıktaki gözlemcilerin neden usulsüzlükleri tutanağa bağlamadığını bir türlü açıklayamıyorlar. Bu sandıklarda oyların yeniden sayılıp sayılmadığını da söylemiyorlar. Sayılmadıysa, 123 küsur sandıktaki oylar gerekçesiyle 31 bin 280 sandıkta kullanılan oyların tamamını nasıl iptal edildiklerini kamuoyuna bir türlü açıklayamıyorlar. Seçim gecesi oyları çalamayan ‘demokrasi ve hukuk cellâtları’ sandık darbesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen mazbatayı gasp etmişlerdir. Şimdi çaldıkları bu minareye kılıf biçme derdindeler. Ama ne yapsalar boşuna… Güneşi balçıkla sıvamak mümkün değil. AK Parti’nin adayı çıkmış ‘Oyları çaldılar!’ diyor. YSK, polisler, hâkimler, savcılar emrinizde… Sandıkta 280 binin üzerinde görevliniz vardı. 17 yıldır iktidarsınız, güç sizin elinizde. Eğer bir oy hırsızlığı varsa, kusura bakmayın bunu sizlerden başka kimse yapmış olamaz. Seçimi çalanlar, şimdi utanmadan bizleri oy çalmakla suçlama iddiasına girdiler. Atalarımız boşuna ‘Yavuz hırsız, acemi ev sahibini bastırırmış.’ dememiş. Ama çaldı sözünü, bu ülkede bakanlık, Başbakanlık ve TBMM başkanlığı yapmış biri söylüyorsa gerçekten bu çok daha üzücüdür. Rahmetli İnönü’nün güzel bir sözü var; ‘Önemli olan iktidarda değil, itibarda kalmaktır.’ diyor. Bugünlerde AK Parti’nin Belediye Başkan adayının içine düştüğü duruma bakınca, insan ister istemez bu sözü hatırlıyor. Şu mübarek Ramazan ayında yedikleri kul hakkının üzerine, yalan ve iftirayı da ekliyorlar. İstanbul’un rantı için bıraktık itibarlarını, Ahiretlerini bile yakmayı göze almışlar. Ne diyelim artık, Allah ıslah etsin…” diye konuştu.
Editör : Tuğberk Erdem
154 Okunma
KÖŞE YAZARLARI
Murat Sevgi

Murat Sevgi

Yılmaz Çivici

Yılmaz Çivici

Nijat Ayvaz

Nijat Ayvaz

Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

Atıf Mutlu

Atıf Mutlu