Hükümete Seslendi: “Kazana Ne Korsan, Kepçende O Çıkar!”
reklam
10 Haziran 2020
Hükümete Seslendi: “Kazana Ne Korsan, Kepçende O Çıkar!”

Hükümete Seslendi: “Kazana Ne Korsan, Kepçende O Çıkar!”

Koronavirüs salgını ile mücadelede yeni bir normalleşme sürecine girilen bugünlerde esnafın da çiftçinin de derdinin büyük olduğunu söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, yaptığı eleştirilerle AK Parti Hükümeti’ne yüklendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken Genel Merkez’de basın açıklaması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Yaz geldi ve bugün, korona salgınıyla mücadelede yeni bir normalleşme sürecine geçiyoruz. Bu aşamaya büyük fedakârlıklarla geldik. Evde kaldık, sosyal mesafeye riayet ettik, hastalığın yayılma hızını düşürdük. Bu süreçte bazılarımız işinden, gelirinden de oldu. Sonunda dünyanın birçok ülkesiyle beraber, biz de yeni normalleşme aşamasına geçebildik. Bu süreçte bazılarımız herkesten çok daha fazla teşekkürü hak ediyor. En başta da, salgınla en ön cephede çarpışan sağlık çalışanlarımıza büyük bir minnet borcumuz olduğunu ifade etmekle başlayım. Bu sürece önerileriyle katkıda bulunan Bilim Kurulu üyelerine de teşekkür ediyoruz. Yine gece gündüz demeden çalışan güvenlik güçlerimizin ve belediye çalışanlarımızın gayretlerini unutamayız. Marketlerde çalışan, paket ve kargolarımızı evlere ulaştıran kuryelerimize, PTT çalışanlarımıza, apartman görevlilerimize yine çok büyük teşekkür borçluyuz. Fabrikalarda çarkların durmaması için sağlıklarını tehlikeye atarak çalışan emekçilerimize, tarlalarında, bağlarında, bahçelerinde çalışan çiftçilerimize de minnet borçluyuz. Yapılan tüm bu fedakârlıkların boşa gitmemesi için, bundan sonraki yeni süreçte de, herkese büyük sorumluluklar düşüyor.” dedi.

KESİLEN CEZALAR KALDIRILSIN

Öztrak, “Salgında bugüne kadar geçen süreçte, Saray Hükümeti milletimizi canı ile cüzdanı arasına sıkıştırdı. 5 maskeyi bile bu millete bedava dağıtamadılar. Sağlıkçılarımıza verilen desteklerde, aynı tehlikeye maruz kalan sağlıkçılarımızın arasında bile ayrıma gittiler. Taşeron kadrolarda çalışanlar, hastane hizmetlileri destek verilirken unutuluverdi. İşsizlik Fonu’ndan zorunlu izne çıkarılanlara taahhüt edilen ödeme bile tam olarak yapılamadı. Bu dönemde sokağa çıktığı için binlerce lira ceza kesilen vatandaşlarımız var. 3 hafta önce bu cezaların kaldırılmasını bu kürsüden talep etmiştik. Yeni bir normalleşme sürecine girdiğimiz bugünlerde, bu talebimizi bir kez daha tekrarlıyoruz.” diye konuştu.

BÖYLE HÜKÜMET, BAŞKA YERDE YOK!

Açıklamalarına devam eden Öztrak, “Yüz binlerce işyeri; kahvehane, berber, lokanta, otel ve dükkân haftalarca kapalı kaldı. Taksi, otobüs ve minibüs şoför esnafı çalışamadı. Ev hizmetlerinde çalışanlar işlerine gidemedi. Evde kalma sürecinde sebzeler, meyveler; manavın, pazarcının elinde kaldı. Milyonlarca yurttaşımız gelirinden, kazancından oldu. Bu kayıplar Saray Hükümeti tarafından telafi edildi mi, hayır. Aksine milletine İBAN numarası gönderip para istediler. Soruyorum size, dünyanın hangi ülkesinde, Çin’de, Maçin’de, Fizan’da hem dünya lideri olduğunu iddia edeceksin hem de vatandaşından para isteyeceksin. Böyle bir hükümet başka bir yerde var mı? Hala da millete İBAN numarası göndermeye devam ediyorlar. Bu toplanan paralar ‘Nereye harcandı?’, “Kime yardım yapıldı?’ bilen yok.” dedi.

G-20 İÇİNDE, SONDAN 5’İNCİYİZ

Öztrak, “Sarayın Damadı rakamları her gün çarpıp, çarpıtsa da tablo ortada; Türkiye, salgında verdiği ekonomik teşviklerle 168 ülke içinde dünyada 127’nci sırada yer alabildi. Yine, milli gelire oranla verilen mali teşviklerde G-20 içinde sondan 5’inci olduk. Ülkemizde 1 milyon 800 bin civarında esnaf ve sanatkâr var. Halk Bankası, salgın nedeniyle sadece 374 bin esnafın borcunu öteledi veya yapılandırdı. Bu, esnaf ve sanatkârlarımızın yüzde 20’si bile etmiyor. Yine, 2 milyona yakın esnaf ve sanatkârdan yeni kredilere erişebilenlerin sayısı 606 bin civarında. Yani esnaf ve sanatkârlarımızın ancak yüzde 30’u bu yeni kredileri alabildi. Kalan yüzde 70, faiziyle bile borç alamadı. Baştan beri söylüyoruz, ‘Esnafa, bir sicil affı çıkarın!’ diyoruz. Bu af bile sıkıntı içindeki esnafımıza çok görüldü.” diye konuştu.

ARPACIYA BORÇ EDEN, AHIRINI TEZ SATAR

Yaptığı açıklamaları sürdüren Öztrak, “Hükümet şimdi ‘Esnaf ve sanatkâr, kaldığı yerden ticari faaliyetlerine devam edecek.’ diyor. İyi de, bu nasıl olacak? Zaten borca batırılmış esnaf, neredeyse 10 haftadır siftah etmedi, tek kuruş kazanmadı. Halkbank tarafından 3 ay süreyle ertelenen borçların, şimdi ödeme zamanı yaklaşıyor. Bu arada işletmelere diyorsun ki sosyal mesafe önlemleri nedeniyle tam kapasite çalışma. 10 masalı kahvehane, lokanta ancak bunun yarısı kadar masayı açabilecek, eskisinin yarısı kadar müşteriye hizmet verecek. Bu kuaförler için de geçerli, diğer esnaflar için de geçerli. Taksi, minibüs ve otobüs eskisi kadar müşteri alamayacak. Peki, esnaf bu borçları neyle ödeyecek? Bildiğimiz bir şey var; ‘Arpacıya borç eden, ahırını tez satar.’” dedi.

HAVAYA BAKIP, ISLIK ÇALMAYIN!

Öztrak, “Esnafımızın, iş insanlarımızın hükümetten talepleri var. Hükümet havaya bakıp, ıslık çalarak bu taleplerden kaçamaz. Öyle tek bir idari kararla, ‘Ticari hayatın ve ekonomik yaşamın yeniden normale döneceğini’ kimse beklemesin! Ticari ve ekonomik hayatın düzene girmesi için, hükümete ciddi görevler düşüyor. İş dünyamız, kısa çalışma ödeneği süresinin uzatılmasını istiyor. Esnaf, kira yardımı istiyor. Doğalgaz, su, elektrik faturaları yılsonuna kadar faizsiz ertelensin diyor. 2,5 aydır kapalı olan kahvehaneler, ‘Bana, hiç olmazsa bir asgari ücret kadar destek verin’ diyor. 2,5 aydır siftah yapmayan esnafımız, ‘Kapalı kaldığım dönem için Bağ-Kur ve SGK primlerini devlet ödesin!’ diyor. Esnaf hükümete, ‘Bu yıl ödeyeceğim vergiyi, harcı, rüsumu ertele!’ diyor. ‘Kira stopajını, benden alma!’ diyor. ‘Bu yıl, MTV alma!’ diyor. ‘Arabamda, boş tutmak zorunda olduğum koltukların parasını öde!’ diyor. ‘Kredilerin faizini, yılsonuna kadar devlet ödesin!’ diyor. Esnaflarımız ve sanatkârlarımız, ‘Bunlar olmazsa, ben bittim!’ diye haykırıyor.” diye konuştu.

ESNAFIN DA ÇİFTÇİNİN DE DERDİ BÜYÜK

Açıklamalarına devam eden Öztrak, “Peki bunlar çok sıra dışı talepler mi, hayır. Dünyadaki diğer ülkelere baktığınız zaman, onlar da bunu yapıyorlar. Yetmiyor, daha fazlasını yapıyorlar. Mahrum kaldığı kârın yüzde 80’ini, gelirin yüzde 80’ini esnafın cebine koyuyorlar. Haykıran sadece esnaf ve sanatkârlarımız değil; çiftçilerimiz, üreticilerimiz de haykırıyor. Onlar da bitik vaziyette. Çiftçilerimiz, salgın yetmezmiş gibi, bu yıl bir de çok çeşitli afetlerle uğraşmak zorunda kaldılar. Mayıs ayının 2’nci yarısında 46 ilimizde üreticilerimiz ‘don, sel, dolu, ani sıcaklık değişimi’ gibi ciddi doğal afetleri göğüslemek zorunda kaldı. TARSİM, bu haliyle çiftçilerimizin derdine derman olamıyor. Çiftçilerin ekip biçtiği, ancak Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) dışında kaldığından hem destek alamadığı hem de sigorta yaptıramadığı ciddi araziler var. Örneğin, Adana’da ekilip biçilen alanın sadece yüzde 40 ile 45’inin ÇKS’de kaydı var. ÇKS kaydı olmayan çiftçi, sokağa çıkma yasağında çiftçiden sayılmıyor, evinden bile çıkamıyor. Çiftçiye, kanunen hak ettiği destekler verilmiyor. Tabi afete uğrayan, ancak ÇKS kaydı olmayan çiftçilerimizin sorunlarını nasıl çözeceksiniz, zararlarını nasıl gidereceksiniz?” dedi.

ÇAY ÜRETİCİSİ, KAN AĞLIYOR

Öztrak, “Darbe-marbe laflarıyla bu soruyu geçiştirmeye, kulağınızın üstüne yatmaya kalkışmayın! Çiftçilerimiz, bu sorulara yanıt bekliyor. Biz de yanıt bekliyoruz. Karadeniz’de, çay üreticilerimiz perişan. Üretimde dünya 5’incisi ve tüketimde dünya 1’incisi olduğumuz bir üründe, üreticilerimiz şimdi kan ağlıyor. Her sene hep aynı hikâye… ÇAYKUR üreticiye uyguladığı kontenjanı indirince, özel sektör durumu fırsata çevirip yaş çayın fiyatını yerlerde süründürüyor. Çay üreticileri hükümetten özellikle 3 şey istiyor; ‘Kota ve kontenjan uygulamasına ÇAYKUR derhal son versin!’, ‘Özel kesime, taban ve tavan fiyat uygulamasına geçilsin! Taban fiyatının altında ürün alan, cezalandırılsın!’, ‘Çay Kanunu acilen çıkarılsın!’” diye konuştu.

KAZANA NE KORSAN, KEPÇENDE O ÇIKAR

Öztrak, “Hükümete sesleniyoruz: Kazana ne korsan, kepçende o çıkar! Bırak artık çiftçinin, üreticinin yakasını, bıçak kemiğe dayandı. Bunların hali, takati kalmadı. Tarladan, sofraya gıda güvencesini sağlayamazsak, geleceğe güvenle bakamayız. Bunu bütün dünya anladı. Salgın sürecinde aldığımız önemli derslerden biri de bu oldu.” dedi.
Editör : Tuğberk Erdem
64 Okunma
KÖŞE YAZARLARI
Murat Sevgi

Murat Sevgi

Yılmaz Çivici

Yılmaz Çivici

Nijat Ayvaz

Nijat Ayvaz

Mehmet Ali Esmer

Mehmet Ali Esmer

Atıf Mutlu

Atıf Mutlu